TCK m. 116'da düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu ile TCK m. 142/2-h'de düzenlenen 'herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle... muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' işlenen nitelikli hırsızlık suçu arasındaki ilişkiyi, bir eve girilerek yapılan hırsızlık örneği üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112200

Bu iki suç, bir eve girilerek yapılan hırsızlık olayında genellikle bir arada işlenir ve aralarında 'bileşik suç' (müterakki suç) ilişkisi bulunur. İlişki şu şekildedir: - Konut dokunulmazlığını ihlal suçu (TCK m. 116), kişinin konutundaki huzur ve sükununu korur. - Nitelikli hırsızlık suçu (TCK m. 142), kişinin malvarlığını korur. Bir eve, sahibinin rızası olmadan girilerek oradan bir eşyanın çalınması eyleminde, fail hem konut dokunulmazlığını ihlal etmiş hem de hırsızlık suçunu işlemiştir. Ancak, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halinin (TCK m. 142/2-h, eski metinde 142/1-b) işlenmesi için bir 'araç' niteliğindedir. Yani, hırsızlık suçunun bir unsuru haline gelmiştir. Ceza hukukundaki 'ne bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz) ilkesi ve bileşik suça ilişkin TCK m. 42'nin mantığı gereği, fail bu durumda her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılmaz. Sadece, daha ağır cezayı öngören 'nitelikli hırsızlık' suçundan (TCK m. 142/2-h) sorumlu tutulur. Konut dokunulmazlığını ihlal suçu, nitelikli hırsızlık suçunun içinde erimiş sayılır. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/ - Metindeki genel bilgiler ve TCK içtima kurallarından çıkarılmıştır.)