İşverenin, işçinin iş sözleşmesini cinsel taciz iddiasıyla feshetmesi üzerine açılan bir davada, mahkemenin feshin haksız olduğuna ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığına karar vermesi, Yargıtay tarafından feshin haklı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, bozma sonrası yerel mahkemenin önceki kararında direnmesi, usul hukuku açısından nasıl bir sonuç doğurur?
Yerel mahkemenin, Yargıtay Özel Dairesi'nin bozma kararına uymayarak önceki kararında direnmesi, usul hukukunda öngörülmüş bir haktır. Bu durumda dosya, artık Özel Daire'ye değil, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na (YHGK) gönderilir. YHGK, direnme kararını ve Özel Daire'nin bozma kararını inceleyerek uyuşmazlık hakkında nihai bir karar verir. YHGK'nın vereceği karar, tüm mahkemeleri bağlayıcıdır. Yargıtay H.G.K.'nın 2015/2875 E. sayılı kararında da süreç bu şekilde işlemiştir. Yerel mahkeme, feshin haksız olduğuna karar vermiş, Özel Daire haklı olduğuna karar vererek bozmuş, yerel mahkeme bu bozmaya karşı direnmiş ve dosya nihai çözüm için Hukuk Genel Kurulu'na gelmiştir. YHGK da Özel Daire'nin bozma kararını yerinde bularak direnme kararını bozmuştur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/taciz-iddiasiyla-is-sozlesmesinin-feshi/)