Yargıtay H.G.K. 2017/262 sayılı kararında, bir okul bahçesine çeşme yapımı işinde, işi yapan kişi ile okul idaresi arasındaki ilişkinin 'hizmet sözleşmesi' değil, 'eser sözleşmesi' olduğuna nasıl karar verilmiştir? Bu iki sözleşme tipini ayıran en temel unsur olan 'bağımlılık' bu olayda nasıl yorumlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112193

Yargıtay H.G.K., bu kararda ilişkiyi eser sözleşmesi olarak nitelendirirken, iki sözleşme tipini ayıran en temel unsur olan 'bağımlılık' (tabiiyet) unsurunun olayda bulunmadığına kanaat getirmiştir. Yorumlama şu şekildedir: - Hizmet Sözleşmesinde Bağımlılık: İşçi, işverenin emir ve talimatları altında, onun denetimine bağlı olarak çalışır. İşin nasıl ve ne zaman yapılacağını büyük ölçüde işveren belirler. İşçi, emeğini işverenin organizasyonu içine sunar. - Eser Sözleşmesinde Bağımsızlık: Yüklenici (müteahhit), iş sahibine karşı bağımsızdır. Önemli olan, belirli bir 'eserin' (somut olayda çeşmenin) kararlaştırılan niteliklerde ve sürede meydana getirilip teslim edilmesidir. Yüklenici, işi yaparken çalışma şeklini, süresini ve yöntemlerini kural olarak kendisi belirler. İş sahibinin talimatları genellikle işin sonucuna yöneliktir, işin yapılış sürecine değil. Somut olayda, çeşmeyi yapan kişinin, okul idaresinin sürekli denetim ve yönetimi altında çalışan bir işçi değil, belirli bir işi (çeşme yapımını) üstlenen ve kendi hesabına çalışan bir yüklenici olduğu kabul edilmiştir. Bu 'bağımsızlık' unsuru nedeniyle, aradaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, eser sözleşmesi olduğuna ve bu nedenle uyuşmazlığın İş Mahkemesi'nin görevine girmediğine karar verilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/is-mahkemesi-nedir-is-mahkemesinin-gorevine-giren-davalar.html)