5549 sayılı Kanun'a eklenen ve avukatlara ihbar yükümlülüğü getiren düzenlemenin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (İHAM) Brito Ferriho Bexiga Villa-Nova/Portekiz kararı ile nasıl bir paralellik veya çelişki taşıdığı söylenebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112180

Bu düzenleme, İHAM'ın anılan kararında ortaya koyduğu ilkelerle açıkça çelişmektedir. İHAM'ın Brito Ferriho Bexiga Villa-Nova/Portekiz kararında, vergi makamlarının bir avukattan müvekkiline ait banka hesap özetlerini istemesi ve avukatın bunu 'mesleki gizlilik' gerekçesiyle reddetmesi üzerine, bu bilgilere soruşturma yoluyla ulaşılması, özel hayata saygı hakkının (AİHS m. 8) ihlali olarak kabul edilmiştir. İHAM, bu kararında, avukat-müvekkil ilişkisinin mahremiyetinin ve avukatın sır saklama yükümlülüğünün özel bir korumaya tabi olduğunu vurgulamıştır. Devletin kamu menfaatine (vergi toplama) ilişkin talepleri ile avukatın özel hayatının ve mesleki sırlarının korunması arasında adil bir denge kurulması gerektiğini belirtmiş ve somut olayda bu dengenin kurulamadığına hükmetmiştir. 5549 sayılı Kanun'daki düzenleme de, benzer şekilde, kamu menfaati (suç gelirleriyle mücadele) adına avukatı, müvekkilinin sırlarını ifşa etmekle yükümlü kılarak, İHAM'ın koruma altına aldığı bu adil dengeyi bozmakta ve avukat-müvekkil mahremiyetini ihlal etmektedir. Dolayısıyla, iptal edilen düzenleme, İHAM içtihadıyla da çelişir nitelikteydi. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunlulugu)