Bir kişinin, önceden hazırlıklı ve planlı bir şekilde, ileride açacağı bir davada (örneğin tefecilik davası) delil oluşturmak amacıyla, karşı tarafla yaptığı yüz yüze konuşmayı gizlice kaydetmesi eylemi, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilmektedir? Bu durumun, ani gelişen bir suça karşı delil elde etme halinden farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112178

Bu eylem, Yargıtay tarafından hukuka aykırı kabul edilmekte ve TCK m. 133/2 (söyleşi ise) veya m. 134 (iki kişilik konuşma ise) kapsamında suç olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/10220 sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Bu durumun, ani gelişen bir suça karşı delil elde etme halinden farkı şudur: - Ani Gelişen Durum (Hukuka Uygun): Kişi, kendisine karşı o anda işlenmekte olan ve başka türlü ispat imkanı olmayan bir haksız saldırıyı (tehdit, hakaret vb.) defetmek ve 'kaybolma olasılığı bulunan mevcut delili' korumak amacıyla kayıt yapar. Burada bir zorunluluk ve meşru savunma hali söz konusudur. - Planlı Delil Yaratma (Hukuka Aykırı): Sorudaki durumda ise, ortada ani gelişen bir durum yoktur. Fail, 'önceden hazırlıklı ve planlı şekilde, yeni bir delil elde etmek amacıyla' hareket etmektedir. Amaç, mevcut bir delili korumak değil, gelecekteki bir dava için delil yaratmaktır. Yargıtay, bu tür sistematik ve planlı kayıt eylemlerini, kişilerin özel hayatına ve iletişim özgürlüğüne yönelik haksız bir müdahale olarak görmekte ve hukuka uygun kabul etmemektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kisiler-arasindaki-konusmalarin-dinlenmesi-kayda-alinmasi-sucu-cezasi.html)