Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itirazı (CMK m. 308) ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz (CMK m. 309) yetkisi arasındaki temel fark, başvurulabilecek kararların niteliği (kesinleşip kesinleşmediği) açısından nedir?
Bu iki olağanüstü kanun yolu arasındaki temel fark, başvurulabilecek kararların 'kesinleşme' aşamasıdır: - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İtirazı (CMK m. 308): Bu yola, Yargıtay ceza dairelerinin verdiği ve henüz Yargıtay Ceza Genel Kurulu denetiminden geçmediği için 'kesinleşmemiş' olan kararlara karşı başvurulur. İtiraz, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılır ve bu başvuru kararın kesinleşmesini engeller. Bu, Yargıtay içindeki bir nevi 'iç denetim' yoludur. - Kanun Yararına Temyiz (CMK m. 309): Bu yola ise, ilk derece veya bölge adliye mahkemeleri tarafından verilip, istinaf veya temyiz incelemesinden 'geçmeksizin kesinleşmiş' olan karar veya hükümlere karşı başvurulur. Burada amaç, olağan kanun yolu denetiminden geçmemiş ve hatalı olduğu düşünülen kesinleşmiş bir karardaki hukuka aykırılığı, kamu yararı adına tespit etmektir. Özetle, CMK m. 308 henüz kesinleşmemiş Yargıtay kararlarına, CMK m. 309 ise kanun yolu denetiminden geçmeden kesinleşmiş alt derece mahkemesi kararlarına karşı işletilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagb-kararina-karsi-bireysel-basvuru-ve-inceleme-siniri)