İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunda (TCK m. 116/2), fail hakkında hapis cezası veya adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörülmüştür. Mahkeme bu iki yaptırım arasında seçim yaparken hangi kriterleri göz önünde bulundurmalıdır?
TCK m. 116/2'de 'altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur' denilerek, hakime bir takdir hakkı tanınmıştır. Mahkeme, bu seçimi yaparken TCK'nın 50. maddesindeki genel ilkelerden ve cezanın bireyselleştirilmesini düzenleyen TCK m. 61'deki kriterlerden yararlanır. Göz önünde bulundurulması gereken başlıca kriterler şunlardır: 1. Suçun İşleniş Biçimi: Fiilin ne şekilde işlendiği (zorla girme, gizlice girme vb.). 2. Failin Kişiliği ve Sosyal-Ekonomik Durumu: Failin sabıka durumu, pişmanlığı, eğitimsizliği veya ekonomik zorluk içinde olması gibi kişisel özellikleri. 3. Suçun İşlenmesindeki Özellikler: Suçun işlenmesindeki saik (merak, hırsızlık amacı vb.), meydana gelen zararın veya tehlikenin ağırlığı. 4. Failin Suç Sonrası Davranışları: Failin zarar giderme çabası veya pişmanlık göstermesi. Mahkeme, bu kriterleri bir bütün olarak değerlendirerek, fail üzerinde daha etkili olacağını düşündüğü yaptırımı seçecektir. Örneğin, pişmanlık gösteren, sabıkasız ve eylemi basit bir meraktan ibaret olan bir fail için adli para cezası tercih edilebilirken, hırsızlık gibi başka bir suça hazırlık amacıyla işyerine giren bir fail için hapis cezası daha uygun görülebilir. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/)