Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/27458 E. sayılı kararında, basit yargılama usulüne tabi bir iş davasında, davalının yasal süresinde cevap dilekçesi vermemesinin hukuki sonucu olarak ne kabul edilmiştir? Bu durum, davalının davayı tamamen kaybettiği anlamına mı gelir?
Bu kararda, HMK'nın ilgili maddelerine (HMK m. 322/1 yollamasıyla m. 128) atıfla, davalının yasal süresinde cevap dilekçesi vermemesinin hukuki sonucu, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını 'inkar etmiş' sayılmasıdır. Yani, davalının suskunluğu, davayı kabul ettiği anlamına gelmez. Davalı, davacının iddialarını inkar etmiş kabul edilir. Bu durum, davalının davayı tamamen kaybettiği anlamına gelmez. Ancak, davalının durumu önemli ölçüde zorlaşır. Çünkü davalı, artık kendi lehine yeni bir vakıa (örneğin, ödeme, ibra, zamanaşımı) ileri süremez ve bu vakıaları ispat için delil gösteremez. Savunması, sadece davacının iddialarını ve delillerini çürütmeye çalışmakla sınırlı kalır. Davacı, kendi iddialarını ispatlayabildiği ölçüde davayı kazanır. Davalı, sadece davacının sunduğu delillerin yetersiz veya hukuka aykırı olduğunu savunabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/is-mahkemesi-nedir-is-mahkemesinin-gorevine-giren-davalar.html)