Kişisel verilerin korunması hukuku bağlamında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m. 134) ile kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu (TCK m. 136) arasındaki ilişkiyi, özellikle 'ifşa' eylemi açısından değerlendiriniz. Bir kişinin, başkasının özel hayatına ilişkin bir fotoğrafı (kişisel veri) internette yayınlaması eylemi hangi suçu oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112159

Bu iki suç, kesişim kümeleri olan ancak farklı hukuki değerleri koruyan suçlardır. İlişkileri şöyledir: - TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliği): Korunan değer, kişinin mahremiyetidir. Suçun konusu, özel yaşam alanına dair ses veya görüntüdür. Fıkra 2, bu görüntü veya seslerin 'ifşa' edilmesini ayrıca ve özel olarak düzenler. - TCK m. 136 (Verileri Hukuka Aykırı Verme): Korunan değer, kişisel verilerin korunması hakkıdır. Suçun konusu, kişisel veri niteliğindeki her türlü bilgidir (özel hayat bilgileri de buna dahildir). Bir kişinin, başkasının özel hayatına ilişkin bir fotoğrafını (örneğin, mahrem bir fotoğraf) internette yayınlaması eylemi, hem kişisel veriyi hukuka aykırı olarak yayma (TCK m. 136) hem de özel hayata ilişkin görüntüyü ifşa etme (TCK m. 134/2) niteliğindedir. Bu durumda, ceza hukukunun 'fikri içtima' kurallarından olan 'özel normun önceliği' ilkesi (lex specialis derogat legi generali) uygulanır. TCK m. 134/2, kişisel verinin özel bir türü olan 'özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin ifşasını' özel olarak düzenlediği için 'özel norm' niteliğindedir. TCK m. 136 ise genel nitelikteki tüm kişisel verilerin yayılmasını düzenleyen 'genel norm'dur. Bu nedenle, fail sadece özel norm olan TCK m. 134/2'den cezalandırılır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/)