HMK m. 322/2'ye göre ortaklığın giderilmesi davasında satış memuru olarak '… Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürü'nün atanması ile, kararda doğrudan doğruya Yazı İşleri Müdürü'nün isminin (örneğin 'Ahmet Yılmaz') belirtilmesi arasında usul hukuku açısından ne fark vardır? Yargıtay'ın bu konudaki tercihi nedir?
Usul hukuku açısından bu iki ifade arasında önemli bir fark vardır. Yargıtay'ın tercihi, satış memurunun ismen değil, 'unvanıyla' belirtilmesidir. - Unvanla Atama ('Yazı İşleri Müdürü'): Bu atama, kişiye değil, makama yapılmıştır. O tarihte yazı işleri müdürü olan kişi değişse bile (tayin, emeklilik vb.), yerine gelen yeni yazı işleri müdürü, yeni bir karara gerek kalmaksızın satış işlemlerine devam edebilir. Bu, işlemlerin kesintiye uğramasını engeller ve usul ekonomisine hizmet eder. - İsimle Atama ('Ahmet Yılmaz'): Bu atama, şahsa yapılmıştır. Eğer adı belirtilen memur görevden ayrılırsa, satış işlemlerinin devam edebilmesi için mahkemenin yeni bir karar alarak yeni bir satış memuru ataması gerekir. Bu da yargılamanın uzamasına ve gecikmelere neden olabilir. Bu nedenle, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/10286 E. sayılı kararında da olduğu gibi, satış memurunun ismen belirtilmesi doğru bulunmamakta ve bu durum, kararın bozulmasını gerektirmese de, 'hüküm sonucunun düzeltilerek onanması'na neden olmaktadır. Doğru uygulama, atamanın unvan üzerinden yapılmasıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-322-uygulanacak-hukumler.html)