Tefecilik suçunda (TCK m. 241), failin, borç verdiği kişiye karşı çok sayıda icra takibi başlatmış olmasının, suçun sübutu açısından delil değeri nedir?
Failin, özellikle farklı kişilere karşı, genellikle bono veya çeke dayalı çok sayıda icra takibi başlatmış olması, tefecilik suçunun sübutu açısından çok önemli bir 'dolaylı delil' ve 'karine'dir. Yargıtay'ın tefecilik suçlarına ilişkin kararlarında, bu hususun araştırılması özellikle istenmektedir (Y.9.CD., 08.10.2020; 2020/1081 E.). Bu durumun delil değeri şuradan kaynaklanır: - Süreklilik ve Meslek Haline Getirme: Çok sayıda takip, failin bu işi bir kez değil, sürekli ve sistemli bir şekilde yaptığını, yani bir nevi meslek edindiğini gösterir. Bu, failin 'kazanç elde etme amacı' taşıdığına dair güçlü bir emaredir. - Hukuki İlişkinin Açıklanamaması: Fail, bu çok sayıda takibin temelindeki hukuki ilişkiyi (örneğin, mal satışı, hizmet alımı gibi) hayatın olağan akışına uygun bir şekilde açıklayamazsa, bu alacakların aslında faiz karşılığı verilen ödünç paralardan kaynaklandığı şüphesi güçlenir. Bu nedenle, failin icra dosyalarının incelenmesi ve borçluların tanık olarak dinlenmesi, suçun ispatında kritik bir rol oynar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tefecilik-sucu-cezasi-tck-241-madde/)