Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itirazı (CMK m. 308) ile kanun yararına temyiz (CMK m. 309) arasında, kararın hukuki sonuçlarına etkisi açısından ne gibi temel bir fark vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112152

Bu iki olağanüstü kanun yolu arasındaki en temel fark, kararın hukuki sonuçlarına etkisidir: - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın İtirazı (CMK m. 308): Bu itiraz kabul edildiğinde ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından karar bozulduğunda, bu bozma kararı, hakkında itiraz edilen sanık/hükümlü için 'doğrudan hukuki sonuç doğurur'. Yani, sanık lehine olan bu bozma kararı, kesinleşmiş hükmü ortadan kaldırır ve dosyanın yeniden görülmesini sağlar. Sanığın hukuki durumu, bozma kararı doğrultusunda yeniden şekillenir. - Kanun Yararına Temyiz (CMK m. 309): Bu yola başvurulup Yargıtay tarafından karar bozulduğunda, bu bozma, aleyhine başvurulan kararın 'hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz' (CMK m. 309/4-a). Yani, sanık hakkındaki kesinleşmiş hüküm aynen geçerliliğini korur. Bozma kararının amacı, bireysel bir durumu düzeltmek değil, sadece hukuki yanlışlığı tespit edip gelecekteki benzer uygulamalar için emsal bir içtihat oluşturmaktır. Bu nedenle, bu bozma sanığa/hükümlüye doğrudan bir fayda sağlamaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagb-kararina-karsi-bireysel-basvuru-ve-inceleme-siniri - HMK 363 ile CMK 309 benzer mantığa sahiptir, bilgi birleştirilmiştir.)