TCK m. 186 ve m. 187'de düzenlenen suçların (sahte/bozuk ilaç) nitelikli hallerinde, failin 'tabip veya eczacı' olması ağırlaştırıcı sebep sayılmıştır. Bu meslek gruplarının fail olmasının daha ağır bir yaptırıma tabi tutulmasının temel mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112137

Bu meslek gruplarının fail olmasının daha ağır bir yaptırıma tabi tutulmasının temel mantığı, bu kişilerin meslekleri gereği sahip oldukları 'bilgi, yetki ve toplum nezdindeki güveni' kötüye kullanmalarıdır. Gerekçeleri şunlardır: 1. Artan Güven İlişkisi: Toplum, tabiplere ve eczacılara sağlık konusunda özel bir güven duyar. Bu güven ilişkisinin kötüye kullanılarak kamu sağlığının tehlikeye atılması, fiilin haksızlık içeriğini artırır. 2. Bilgi ve Uzmanlık: Bu meslek sahipleri, ilaçların niteliği, tehlikeleri ve etkileri konusunda sıradan bir insandan çok daha fazla bilgiye sahiptir. Buna rağmen tehlikeli veya bozuk bir ilacı üretmeleri/satmaları, kastlarının daha yoğun olduğunu gösterir. 3. Denetim ve Sorumluluk: Devlet, ilaçların üretimini ve satışını bu meslek gruplarının denetimine ve sorumluluğuna bırakmıştır. Bu sorumluluğu ihlal ederek suç işlemeleri, sadece bireylere değil, tüm sağlık sistemine ve kamu düzenine karşı işlenmiş bir fiil olarak görülür. Bu nedenlerle kanun koyucu, bu faillerin eylemlerini daha tehlikeli ve kınanabilir bularak, cezanın üçte bir oranında artırılmasını öngörmüştür. (TCK m. 186/2, m. 187/2) (Kaynak: vonahukuk.com/sahte-ve-taklit-ilaclarla-mucadele-ve-turk-ceza-kanununda-sahte-ve-taklit-ilac-suclari/)