Bir kişinin, komşusunun evini gözetlemek amacıyla kendi evinin penceresine kamera yerleştirmesi eyleminin TCK m. 134 (özel hayatın gizliliği) suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirirken, sanığın 'güvenlik gerekçesiyle' kamera koyduğu yönündeki savunması nasıl bir rol oynar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112132

Sanığın 'güvenlik gerekçesiyle' kamera koyduğu yönündeki savunması, tek başına eylemi hukuka uygun hale getirmez ancak mahkeme tarafından mutlaka değerlendirilmesi gereken bir iddiadır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/21432 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu durumda mahkemenin yapması gereken, savunmanın doğruluğunu ve eylemin niteliğini somut delillerle araştırmaktır. Araştırılacak husus, kameranın gerçekten güvenliği sağlamaya mı yoksa komşunun özel hayatını gözetlemeye mi yönelik olduğudur. Eğer kamera, sadece sanığın kendi mülkünü (bahçesini, kapısını) görecek şekilde yerleştirilmişse ve komşunun mahrem alanlarına (pencere, balkon, yatak odası) yönelik bir izleme imkanı sunmuyorsa, eylem 'güvenlik' amacı kapsamında kalabilir ve suç oluşmayabilir. Ancak, kamera doğrudan komşunun özel yaşam alanlarını izleyecek şekilde konumlandırılmışsa, 'güvenlik' savunması inandırıcılığını yitirir ve eylem, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. Önemli olan, kameranın yerleştirilme amacı ve fiili izleme kapasitesidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/)