Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/5-1230 E. sayılı kararında, aynı mahkemenin benzer konulu iki farklı dosyasının, Yargıtay'ın farklı hukuk daireleri tarafından farklı şekillerde karara bağlanması, direnme kararının gerekçelerinden biri olarak sunulmuştur. Bu durum, yerel mahkemenin bozmaya uyma zorunluluğunu ortadan kaldıran geçerli bir sebep midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112130

Hayır, geçerli bir sebep değildir. Yerel mahkemenin, kendi davasına ilişkin Yargıtay bozma kararına uymak yerine, başka bir dosyada farklı bir Yargıtay dairesinin aksi yönde verdiği bir kararı emsal göstererek direnmesi, 'usuli kazanılmış hak' ilkesine aykırıdır. Yargıtay H.G.K.'nın 2014/5-1230 E., 2016/327 K. sayılı kararında bu durum tartışılmıştır. Her dava kendi somut koşulları içinde değerlendirilir ve bir mahkeme, kendi dosyasında verilen bozma ilamıyla bağlıdır. Mahkemenin bozmaya uyma kararı vermesiyle birlikte, bozma lehine olan taraf yararına usuli bir kazanılmış hak doğar. Mahkeme, daha sonra bu uyma kararından dönerek, başka dosyalardaki farklı içtihatları gerekçe gösterip direnemez. Yargıtay daireleri arasında içtihat farklılıkları olabilir, ancak bu durum, somut bir dosyada usuli kazanılmış hak doğuran bir bozma kararına uyma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-363-kanun-yararina-temyiz.html)