5549 sayılı Kanun kapsamında avukatlara getirilen 'yükümlü' tanımının, avukatlık mesleğinin hangi temel ilkeleriyle çeliştiği Anayasa Mahkemesi'nin 2021/28 E. sayılı kararında vurgulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112115

Anayasa Mahkemesi'nin 2021/28 E. sayılı iptal kararında, avukatların 'yükümlü' olarak tanımlanmasının ve kendilerine şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü getirilmesinin, avukatlık mesleğinin şu temel ilkeleriyle çeliştiği vurgulanmıştır: 1. Sır Saklama Yükümlülüğü ve Mahremiyet: Avukatlık mesleğinin temeli, müvekkilin avukatına duyduğu güvene ve bu ilişkinin mahremiyetine dayanır. Bildirim yükümlülüğü, Avukatlık Kanunu m. 36 ve CMK m. 46'da güvence altına alınan sır saklama yükümlülüğünü ihlal eder ve avukat-müvekkil mahremiyetini ortadan kaldırır. 2. Bağımsızlık: Bildirim yükümlülüğü, avukatı bir 'muhbir' konumuna sokarak ve idari bir makama (MASAK) bilgi vermekle sorumlu tutarak, onun yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunma makamı olma niteliğini zedeler. Avukat, bu durumda bir nevi idarenin denetim mekanizmasının bir parçası haline getirilir. 3. Savunma Hakkının Etkinliği: Müvekkil, avukatına anlattığı bilgilerin aleyhine kullanılabileceği endişesini taşıdığında, savunma hakkının özü olan serbest ve eksiksiz bilgi paylaşımı gerçekleşemez. Bu durum, adaletin tecellisine hizmet eden savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılmasını engeller. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunlulugu)