Bir kişinin, muhtarlığını yaptığı köye gönderilen ve içerisinde bir kadının müstehcen fotoğraflarının bulunduğu zarfı, mağdureye vermek yerine, aynı köyde oturan nişanlısının ailesine teslim etmesi eylemi, TCK m. 134/2 (görüntüleri ifşa) suçunu oluşturur mu? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/16478 K. sayılı kararında bu eylem, suçun manevi unsuru açısından nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2013/24012 E., 2013/16478 K. sayılı kararında, bu eylemin TCK m. 134/2'deki suçu oluşturmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme, bu değerlendirmeyi suçun 'manevi unsuru' olan kast açısından yapmıştır. Karara göre, sanık muhtarın amacı, mağdurenin özel hayatını ifşa etmek, onu küçük düşürmek veya görüntülerini yaymak değildir. Sanık, kendisine gelen ve mağdureye ait olan mahrem içerikli bu zarfı, mağdureye ulaştırmanın bir yolu olarak, onunla ailevi bağı olan nişanlısının ailesine teslim etmiştir. Yargıtay, bu durumda sanığın 'mağdurenin özel hayatının gizliliğini ifşa etme kastının bulunmadığına' hükmetmiştir. Suçun manevi unsuru olan özel kast (ifşa etme kastı) oluşmadığı için, eylem suç olarak nitelendirilmemiştir. Ancak, aynı kararda, bu fotoğrafları alıp başka kişilere (eltisine vb.) gösteren diğer sanıkların eyleminin ise ifşa suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir, çünkü onların amacı artık ulaştırmak değil, yaymaktır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/)