Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda (TCK m. 116), fiilin cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi (m. 116/4), her durumda hem nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hem de ayrıca tehdit veya yaralama suçundan ceza verilmesini gerektirir mi? Bu konudaki içtima kuralı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112108

Hayır, her durumda ayrıca ceza verilmesini gerektirmez. Bu konudaki içtima kuralı, kullanılan cebir veya tehdidin şiddetine ve bağımsız bir suç oluşturup oluşturmadığına göre değişir: - Eğer kullanılan cebir, kasten yaralama suçunun temel şeklini (basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte) aşmıyorsa veya kullanılan tehdit, konuta girmek veya konutta kalmak için bir araç olarak kullanılmış ve bu eylemin içinde erimişse, faile sadece TCK m. 116/4'teki nitelikli halden ceza verilir. Bu durumda cebir ve tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 'unsuru' veya 'nitelikli hali' sayılır ve 'bileşik suç' (müterakki suç) mantığıyla ayrıca tehdit veya basit yaralamadan ceza verilmez. Yargıtay 4. CD 17/10/2022 tarihli, 2022/9517 E. sayılı kararı da bu yöndedir. - Ancak, eğer kullanılan cebir, kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerini (TCK m. 87 - örneğin kemik kırığı, duyu kaybı) oluşturacak düzeydeyse, TCK m. 119/2'deki özel düzenleme gereği gerçek içtima kuralları uygulanır. Bu durumda fail, hem nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hem de ayrıca neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılır. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/)