Bir kimsenin, eski sevgilisi ile onun yeni sevgilisinin ayrı ayrı çekilmiş normal fotoğraflarını birleştirip, bu montajlanmış fotoğrafı sosyal medyada yayınlaması eylemi, TCK m. 134/2'deki 'görüntü veya sesleri ifşa etme' suçunu mu, yoksa TCK m. 134/1'deki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki ayrımının temel mantığı nedir?
Bu eylem, kural olarak TCK m. 134/1'deki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/4397 E. sayılı kararında yapılan ayrıma göre temel mantık şudur: - TCK m. 134/2'nin (Görüntüleri İfşa) oluşması için, ifşa edilen görüntünün 'kendisi'nin özel hayata dair olması, yani tek başına mahremiyeti ihlal eden bir nitelik taşıması gerekir. - Sorudaki olayda ise, yayınlanan fotoğraflar tek başlarına özel hayata müdahale içermeyen, 'normal' fotoğraflardır. Suçu oluşturan eylem, bu normal fotoğrafları birleştirip onlara yeni bir anlam (birliktelik, ilişki) yükleyerek, mağdurların kamuoyu tarafından bilinmeyen 'özel hayatlarına dair bir olayı' (ilişkilerini) açığa çıkarmaktır. Yani ihlal edilen, görüntünün kendisi değil, o görüntüler aracılığıyla ifşa edilen 'özel hayat olayı'dır. Bu nedenle eylem, daha genel bir düzenleme olan TCK m. 134/1 kapsamına girer. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/)