Bir şirketin adli yazışmalardan sorumlu yetkilisinin, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir soruşturma kapsamında yazdığı müzekkereye süresinde cevap vermemesi eylemi, TCK kapsamında bir suç mudur, yoksa bir kabahat midir? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/197 sayılı kararında bu eylem nasıl nitelendirilmiş ve hangi sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112079

Bu eylem, bir kabahattir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2018/197 sayılı kararında, özel hukuk statüsüne tabi bir şirketin yetkilisinin, Ceza Hukuku uygulamasında 'kamu görevlisi' sayılmadığı ve bu nedenle TCK'daki kamu görevlilerine özgü suçlardan (örneğin görevi kötüye kullanma) sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Savcılık müzekkeresine cevap vermeme şeklindeki eylem, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen 'emre aykırı davranış' niteliğindedir. Bu bir suç değil, idari para cezası gerektiren bir kabahattir. Kararda, eylem kabahat olarak nitelendirilmiş ve Kabahatler Kanunu'nun 20/2-c maddesinde öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, sanık hakkında 'idari para cezası verilmesine yer olmadığına' karar verilmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/idari-para-cezasi.html)