Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve BAM Başkanlar Kurulu kararlarının kesinliğine ilişkin CMK'daki hükümlerin (m. 307/4, m. 308/A), başsavcılıkların lehe itiraz yetkisini kısıtlayıp kısıtlamadığına dair hukuki tartışmada, 'sanığın lehine itirazda süre aranmaz' hükmü (CMK m. 308, m. 308/A) hangi görüşü desteklemek için kullanılmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112075

CMK'daki 'sanığın lehine itirazda süre aranmaz' hükmü, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve BAM Başkanlar Kurulu kararlarının kesinliğinin, başsavcılıkların lehe itiraz yetkisini kısıtlamadığı yönündeki 'karşı görüşü' desteklemek için kullanılmaktadır. Bu argümana göre: - Kanun koyucu, sanık lehine yapılacak itirazlar için herhangi bir süre veya sayı sınırı getirmeyerek, maddi hakikate ve adalete ulaşma hedefini, yargı kararlarının istikrarı ilkesinin önüne koymuştur. - Eğer kurulların ilk itiraz üzerine verdiği karar mutlak anlamda kesin olsaydı ve sonradan fark edilen lehe bir hukuka aykırılık için bile yeniden itiraz yolunu kapatsaydı, 'lehe itirazda süre aranmaz' hükmü anlamsız ve işlevsiz kalırdı. - Dolayısıyla bu hüküm, kurulların verdiği kararların alt mahkemeleri bağladığını ancak başsavcılıkların olağanüstü kanun yolu yetkisini, özellikle de sanık lehine olan durumlarda, ortadan kaldırmadığını göstermektedir. Bu hüküm, maddi hatanın her zaman düzeltilebilmesi gerektiği fikrinin bir yansıması olarak yorumlanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/bassavci-ve-bassavcilik-itirazinda-sinir-var-mi)