HMK'da düzenlenmemiş olmasına rağmen Yargıtay içtihatlarıyla geliştirilen 'usuli kazanılmış hak' kavramının temel amacı nedir? Bu ilkenin, yargılamanın uzamasını önleme ve hukuki istikrarı sağlama fonksiyonlarını açıklayınız.
'Usuli kazanılmış hak' kavramının temel amacı, yargılamalarda hukuki istikrarı sağlamak, kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek ve davaların gereksiz yere uzamasını engellemektir. Bu ilkenin fonksiyonları şunlardır: 1. Yargılamanın Uzamasını Önleme: Bir mahkemenin veya Yargıtay'ın belirli bir konuda verdiği kararla (örneğin, bir delilin kabulü veya bir talebin reddi) veya bir tarafın yaptığı usuli bir işlemle (örneğin, zamanaşımı def'inden vazgeçme), diğer taraf lehine bir hak doğar. Eğer bu hakka sonradan müdahale edilmesine izin verilirse, aynı konular tekrar tekrar tartışılır ve yargılama süreci sonsuz bir döngüye girer. Usuli kazanılmış hak, bir kez karara bağlanan veya vazgeçilen usuli konuların tekrar gündeme getirilmesini engelleyerek davayı ilerletir. 2. Hukuki İstikrar ve Güven Sağlama: Taraflar, mahkemenin veya Yargıtay'ın verdiği kararlara güvenerek yargılamadaki pozisyonlarını belirlerler. Örneğin, lehine bir bozma kararı verilen taraf, davanın o yönde ilerleyeceğine güvenir. Bu güvenin sonradan sarsılması (örneğin, mahkemenin uyma kararından dönmesi), hukuki belirsizliğe yol açar ve yargı kararlarına olan güveni zedeler. Usuli kazanılmış hak, bu güveni ve istikrarı korur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - Karar : 2016/327) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-363-kanun-yararina-temyiz.html)