CMK m. 104/3 uyarınca, dosya Yargıtay'da temyiz incelemesindeyken tutuklu sanığın salıverilme talebini kim karara bağlar? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itirazı (CMK m. 308) ile bu salıverilme talebi arasındaki usuli fark nedir?
CMK m. 104/3'e göre, dosya Yargıtay'da iken tutuklu sanığın salıverilme istemi hakkındaki kararı, dosyanın bulunduğu Yargıtay ilgili Ceza Dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulu dosya üzerinden yapacağı inceleme ile verir. Bu, olağan bir denetim yoludur ve sanık veya müdafii tarafından her aşamada talep edilebilir. Bu durumun, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itirazından (CMK m. 308) temel usuli farkları şunlardır: 1. Başvuran Kişi: Salıverilme talebini sanık veya müdafii doğrudan yapabilir. Olağanüstü itiraz yoluna ise doğrudan başvuramazlar, sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan talepte bulunabilirler; itiraz yetkisi Başsavcıya aittir. 2. Konu: Salıverilme talebi, sadece tutukluluk halinin devamının koşullarının (kaçma şüphesi, delil karartma tehlikesi, azami sürenin dolması vb.) ortadan kalkıp kalkmadığına ilişkindir. Olağanüstü itiraz ise, Yargıtay dairesinin esasa veya usule ilişkin verdiği nihai karardaki hukuka aykırılıklara yöneliktir ve çok daha geniş bir kapsamı vardır. 3. Hukuki Nitelik: Salıverilme talebi üzerine verilen karar, bir ara karardır. Başsavcılık itirazı ise, kesinleşmiş veya kesinleşecek bir hükme karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-107-tutuklananin-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi.html)