Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.11.2019 tarihli, 2019/218 E. sayılı kararında, ilk hüküm 'resmi belgede sahtecilik' suçundan kurulmuş, bozma sonrası ise 'özel belgede sahtecilik' suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Hükmün hukuki niteliğinin tamamen değişmesine rağmen, ilk hükmü temyiz etmeyen sanığın sirayet sonrası kurulan bu yeni hükmü temyiz edemeyeceği yönündeki kararın temel gerekçesi nedir?
Bu karardaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun çoğunluk görüşünün temel gerekçesi, 'sirayet' kurumunun hukuki niteliğine ve 'temyiz iradesi'nin yokluğuna dayanmaktadır. Gerekçe şöyledir: Sanık, hakkında kurulan ilk ve daha ağır olan (resmi belgede sahtecilik) hükme karşı yasal süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmayarak, bu kararın sonuçlarına razı olmuş ve kanun yoluna gitmeme yönünde kesin bir irade sergilemiştir. Sirayet, bu iradeyi ortadan kaldıran ve sanığa yeni bir temyiz hakkı tanıyan bir kurum değildir. Sirayet, sadece diğer sanığın temyizi sonucu ortaya çıkan 'lehe sonucun' hükmü temyiz etmeyene de uygulanmasından ibarettir. Bozma sonrası kurulan hükmün suç niteliğinin değişmesi, bu temel usul ilkesini değiştirmez. Sanık, sadece bozmanın sonucundan faydalanır, ancak daha önce kullanmadığı temyiz hakkı yeniden canlanmaz. Yargı kararlarının kesinleşmesi ve hukuki istikrar ilkeleri, bu yorumu gerektirir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sirayet-uzerine-kurulan-hukmun-temyiz-edilememesi-meselesi)