Bir kişinin, Facebook gibi bir sosyal paylaşım sitesinde, iki kişinin ayrı ayrı çekilmiş fotoğraflarını birleştirip montajlayarak (örneğin araya kalp işareti koyarak) yayınlaması eylemi, TCK m. 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) açısından nasıl değerlendirilmelidir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/4397 E. sayılı kararı, bu tür bir eylemin TCK m. 134/1 mi yoksa m. 134/2 kapsamında mı kalacağını hangi kritere göre belirlemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112053

Bu eylemin hangi fıkra kapsamında kalacağı, ifşa edilen fotoğrafların niteliğine bağlıdır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/4397 E., 2015/11337 K. sayılı kararı bu ayrımı net bir şekilde yapmıştır. Kriter şudur: - Eğer birleştirilerek yayınlanan fotoğraflar, tek başlarına mağdurların özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte ise (örneğin, mahrem bir ortamda çekilmiş, kişisel fotoğraflar ise), bu görüntülerin ifşası TCK m. 134/2'deki 'görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etme' suçunu oluşturur. Bu daha ağır bir yaptırım gerektirir. - Eğer fotoğraflar, tek başlarına özel hayatı ihlal etmeyen, sıradan, kamusal alanda çekilmiş fotoğraflar ise, bu durumda failin eylemi, bu normal fotoğrafları bir araya getirip onlara yeni bir anlam (birliktelik, sevgili olma vb.) yükleyerek, mağdurların başkaları tarafından bilinmeyen bu özel durumunu (ilişkisini) açığa çıkarmaktır. Bu eylem ise TCK m. 134/1'deki 'kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal' suçunu oluşturur. Özetle, Yargıtay, ihlalin doğrudan görüntünün kendisinden mi, yoksa görüntülere yüklenen anlamla bir özel hayat olayının ifşasından mı kaynaklandığına göre bir ayrıma gitmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/)