5521 sayılı mülga İş Mahkemeleri Kanunu döneminde, iş mahkemesi kararlarına karşı 'karşı temyiz' yolu ile temyiz hakkı tanınmamasının hukuki dayanağı var mıydı? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/847 sayılı kararında bu konu nasıl değerlendirilmiş ve hangi sonuca varılmıştır?
Hayır, hukuki bir dayanağı yoktu. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/847 sayılı kararında bu konu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Uygulamada, iş mahkemesi kararlarına karşı karşı temyiz yolu tanınmasa da, YHGK bu uygulamanın hatalı olduğunu belirtmiştir. Karara göre, ne 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda ne de o dönemde uygulanan 1086 sayılı HUMK'un temyize ilişkin hükümlerinde, iş mahkemesi kararları için karşı temyiz yolunu engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. HUMK'un 433/1. maddesi genel bir kural olarak temyiz dilekçesinin karşı tarafa tebliğini ve cevap hakkı tanınmasını öngörmektedir. Bu cevap hakkı, karşı temyiz istemini de içerir. Bu nedenle YHGK, iş mahkemesi kararını temyiz eden tarafın temyiz dilekçesinin, diğer tarafa tebliğ edilerek ona da cevap verme ve karşı temyiz isteminde bulunma hakkı tanınması gerektiğini, bu usuli işlem tamamlanmadan dosyanın incelenemeyeceğini belirterek, yerleşik hatalı uygulamayı düzeltmiştir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/medeni-hukuk/is-mahkemesi-nedir-is-mahkemesinin-gorevine-giren-davalar.html)