TCK m. 116/3'te yer alan 'rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir' koşulu, rızanın geçerliliği açısından nasıl bir sınırlama getirmektedir? Bir eşin, diğer eşi aldatmak amacıyla sevgilisini ortak konuta alması durumunda, sevgilinin konuta girmesine verilen rıza hukuken geçerli midir? Yargıtay uygulamasını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112051

Bu koşul, ortak kullanılan konutlarda veya evlilik birliğinde, hak sahiplerinden birinin verdiği rızanın mutlak ve sınırsız olmadığını, rızanın amacının diğer hak sahiplerinin haklarını ve konutun ortak kullanım amacını ihlal etmemesi gerektiğini ifade eder. Rızanın geçerliliği, amacının meşruiyetine bağlanmıştır. Bir eşin, diğer eşi aldatmak (zina) amacıyla sevgilisini ortak konuta alması durumunda, bu eyleme rıza gösteren eşin amacı, evlilik birliğinin sadakat yükümlülüğüne aykırı ve dolayısıyla meşru değildir. Bu nedenle, sevgilinin konuta girmesine verilen rıza hukuken geçersizdir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 21.11.2023 tarihli, 2023/19981 E. sayılı kararında da, 'meşru olmayan amaca yönelik ev sahibi rızasının geçerli olamayacağı' belirtilerek, sanığın zina amacıyla girdiği konutta konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işlediği kabul edilmiştir. Bu durumda, konuta giren sevgili, rızası olmayan diğer eşe karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçunu (TCK m. 116) işlemiş olur. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/)