Anayasa Mahkemesi, 2013/6183 başvuru numaralı kararında, hukuka aykırı delile dayalı olarak verilen mahkeme kararının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir. AYM'nin bu sonuca ulaşırken, hukuka aykırı delilin yargılamadaki rolüne ilişkin olarak kullandığı 'tek ve belirleyici delil' ölçütünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112049

Anayasa Mahkemesi ve AİHM, hukuka aykırı bir delilin kullanılmasının adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediğini değerlendirirken, o delilin mahkumiyet veya aleyhe verilen karar üzerindeki etkisini dikkate alır. 'Tek ve belirleyici delil' ölçütü bu noktada devreye girer. Eğer hukuka aykırı olarak elde edilen delil, mahkemenin kararını dayandırdığı 'tek' delil ise veya kararın sonucunu tayin eden 'belirleyici' nitelikte ise, bu durum tek başına adil yargılanma hakkının ihlali için yeterli kabul edilir. Çünkü bu durumda, karar hukuka aykırı bir temele dayanmış olur ve yargılamanın hakkaniyeti ortadan kalkar. AYM'nin 2013/6183 numaralı kararında da, hukuk (tazminat) davasında hükmün esas ve belirleyici unsurunun, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen tutanak olduğu, diğer delillerin (bilirkişi raporları) bu hukuka aykırı delile dayalı olarak hazırlandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, hukuka aykırı delilin 'tek ve belirleyici' delil olarak kullanılması, yargılamanın bütününü hakkaniyete aykırı hale getirmiş ve adil yargılanma hakkının ihlaline yol açmıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ve-nihayet)