Avukatın sır saklama yükümlülüğü, avukat ile temsil ettiği kişi arasındaki 'güven' ilişkisi temelinde nasıl bir rol oynar? Anayasa Mahkemesi'nin 2021/28 E. sayılı kararında, avukatlara getirilen bildirim yükümlülüğünün bu güven ilişkisini ve avukatlık mesleğinin temel fonksiyonunu nasıl etkilediği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112039

Avukatın sır saklama yükümlülüğü, avukat-müvekkil ilişkisinin temelini oluşturan 'güven' unsurunun en önemli güvencesidir. Müvekkil, avukatına her türlü bilgiyi, aleyhine olabilecek olanlar dahil, ceza veya başka bir yaptırımla karşılaşma korkusu olmadan anlatabilmelidir. Ancak bu şekilde sağlıklı bir savunma ve hukuki danışmanlık hizmeti verilebilir. Anayasa Mahkemesi'nin 2021/28 E. sayılı kararında, avukatlara getirilen bildirim (ihbar) yükümlülüğünün bu ilişkiyi temelden sarstığı vurgulanmıştır. Karara göre, avukatın müvekkiliyle arasındaki hukuki ilişki nedeniyle sahip olduğu bilgilerin gizli kalacağını garanti edememesi, 'mahremiyet ilkesine ve güven temeline dayanan bu ilişkinin devamına ve avukatlık mesleğinin temel fonksiyonunu yerine getirmesine engel teşkil eder.' Başka bir deyişle, müvekkilinin sırrını ifşa etme potansiyeli taşıyan bir avukata kimse güvenmez ve bu durum savunma hakkının özünü zedeler. Avukat, bir 'muhbir' konumuna indirgenmiş olur. Bu nedenle AYM, bu yükümlülüğün avukatlık mesleğinin icrasını imkansızlaştıracak orantısız bir müdahale olduğuna karar vermiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunlulugu)