CMK m.308 ve m.308/A uyarınca Başsavcılık itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya BAM Başkanlar Kurulu önüne giden bir dosya hakkında karar verildikten sonra, aynı dosya ile ilgili yeni bir lehe sebep ortaya çıkması halinde tekrar itiraz yoluna gidilmesi, 'yargı kararlarının istikrarı' ilkesiyle nasıl bir gerilim yaratır? Metinde bu gerilime karşı hangi çözüm önerilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112023

Tekrar itiraz yoluna gidilmesi, 'yargı kararlarının istikrarı' ve 'hukuk güvenliği' ilkeleriyle bir gerilim yaratır. Çünkü kesinleşmiş bir yargı kararının sürekli değişme ihtimali altında olması, hukuki öngörülebilirliği zedeler. Baskın uygulama da bu gerekçeyle, kurulların incelemesinden geçen bir dosyaya tekrar itiraz edilemeyeceğini savunur. Ancak metinde bu gerilime karşı, 'maddi hakikate ve adalete ulaşma' amacı lehine bir çözüm önerilmektedir. Buna göre, mutlak bir yasak yerine dengeli bir yaklaşım benimsenmelidir. Daha önce incelenmiş olan maddi sebep ve hukuki nitelendirmelerle tekrar başvuru yapılması engellenmeli, ancak daha önce görülmeyen, fark edilmeyen ve davanın esasına etkili yeni bir hukuka aykırılık (yeni bir delil, önemli bir usul hatası vb.) ortaya çıktığında, sırf dosya daha önce kurulların önüne geldi diye bu yeni duruma kayıtsız kalmak doğru değildir. Bu durumda, maddi hakikate ulaşma hedefi, yargı kararlarının istikrarı ilkesine üstün gelmelidir. Dolayısıyla, ikinci veya üçüncü itiraz, ancak daha önce kurulların kararında değinilip incelenmemiş yeni ve esasa etkili bir sebebe dayanıyorsa esastan incelenmeli, aksi halde mükerrerlik nedeniyle reddedilmelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/bassavci-ve-bassavcilik-itirazinda-sinir-var-mi)