Anayasa Mahkemesi, 'avukatlara getirilen ihbar zorunluluğu' hükmünü iptal ederken, Anayasa'nın 5. maddesinde yer alan 'Devletin temel amaç ve görevleri' hükmünün, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasında bir dayanak olarak kullanılmasına yönelik nasıl bir eleştiri getirmektedir?
Metinde, AYM'nin genel yaklaşımına yönelik bir eleştiri dile getirilmektedir. Buna göre, AYM'nin, 'Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması' başlıklı Anayasa'nın 13. maddesinde belirtilen özel sınırlama sebepleri dışında, Anayasa'nın 5. maddesindeki 'kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak' gibi genel ve soyut ifadelere dayanarak temel hak ve hürriyetlere getirilen yasal sınırlamalara müsaade etmesi eleştirilmektedir. Bu yaklaşımın, Anayasa'nın 13. maddesinin lafzını ve ruhunu aştığı, Anayasa'nın 2. maddesindeki 'Hukuk devleti' ilkesini ve Anayasa'nın bağlayıcılığını düzenleyen 11. ve 138. maddelerini ihlal ettiği savunulmaktadır. Bir temel hak veya hürriyet, ancak Anayasa'nın 13. maddesinde çizilen çerçeveye (kanunla olma, Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen özel sebeplere dayanma, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olmama) uygun olarak sınırlanabilir. Anayasa'nın 5. maddesi bir genel esas hükmü olup, 13. maddedeki özel şartlar olmaksızın tek başına bir sınırlama sebebi olarak kullanılamaz. Metin, AYM'nin bu yöndeki yorumlarının anayasal sınırları aştığını ve hukuki boşlukların bu şekilde doldurulamayacağını iddia etmektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunlulugu)