Basit yargılama usulünün uygulandığı iş mahkemelerinde, HMK m. 320/1'de yer alan 'mümkün olan hallerde dosya üzerinden karar verilebileceği' hükmü nasıl yorumlanmalıdır? Mahkemenin duruşma yapmaksızın esasa ilişkin karar vermesi kural mıdır, istisna mıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde açıklayınız.
Bu hüküm, bir istisnadır ve dar yorumlanmalıdır. Kural, yargılamanın duruşmalı yapılmasıdır. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2013/16668 E. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, duruşma yapılması, Anayasa m. 36'daki hak arama hürriyeti, AİHS m. 6'daki adil yargılanma hakkı ve HMK m. 27'deki hukuki dinlenilme hakkının temel bir gereğidir. Duruşma, tarafların iddia ve savunmalarını sözlü olarak dile getirmelerine, hakimin de tereddütlü konularda soru sorarak maddi gerçeğe ulaşmasına hizmet eder. HMK m. 320/1'deki 'mümkün olan haller' ifadesi, ancak kanunun açıkça izin verdiği, çekişmesiz yargı işleri veya ihtiyati tedbir, delil tespiti gibi duruşma yapılmasının zorunlu olmadığı istisnai haller için geçerlidir. Çekişmeli bir iş davasının esası hakkında, ön inceleme ve tahkikat duruşmaları yapılmadan, taraflar dinlenmeden dosya üzerinden karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma ilkesinin ağır bir ihlalidir ve Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde bozma sebebi sayılmaktadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-322-uygulanacak-hukumler.html)