Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunun, HAGB kararları gibi temyiz denetiminden geçmeyen kararlar açısından yargı sistemi üzerindeki potansiyel etkisi nedir? Bu durumun 'temyiz mercii gibi hareket etme' tehlikesi yarattığı yönündeki eleştirilere karşı metinde hangi argüman sunulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112012

HAGB gibi temyiz denetiminden geçmeyen kararların AYM'ye bireysel başvuru yoluyla taşınabilmesi, bu kararların da temel hak ve özgürlükler açısından denetlenmesini sağlayarak hukuki güvenceyi artırır. Ancak bu durum, AYM'nin 'temyiz mercii gibi hareket etme' tehlikesi yarattığı eleştirisini de beraberinde getirir. Metinde bu eleştiriye karşı şu argüman sunulmaktadır: Bu eleştiri hatalıdır, çünkü AYM'nin görevi yerel mahkeme veya temyiz mercii gibi delilleri yeniden değerlendirmek veya hukuki niteleme yapmak değildir. AYM'nin görevi, Anayasa m. 148'de çizilen sınırlar dahilinde, kesinleşen yargısal tasarrufun yalnızca 'insan hak ve hürriyetlerini ihlal edip etmediği' açısından bir hukukilik denetimi yapmaktır. Bireysel başvuru kabul edilmeden önce AİHM'in bu denetimi yaptığı ve bunun 'yargı birliği ilkesinin dış istisnası' olarak kabul edildiği bir sistemde, şimdi aynı görevi üstlenen AYM'nin yetkisini, yargının işine müdahale olarak görüp önemsizleştirmek hatalıdır. AYM, hak ihlalini tespit ettiğinde, bu ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama gibi sonuçlar doğurması, yargının işine müdahale değil, anayasal görevinin bir gereğidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hagb-kararina-karsi-bireysel-basvuru-ve-inceleme-siniri)