Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya BAM ceza daireleri başkanlar kurulunun, başsavcılık itirazı üzerine verdiği kararların 'kesin' olması ne anlama gelmektedir? Bu kesinlik, aynı dosyada farklı bir sebeple yeniden başsavcılık itirazı yoluna gidilmesine engel midir? Bu konudaki farklı görüşleri tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #112006

CMK m. 307/4 ve m. 308/A'da geçen kararların kesinliği, öncelikle kararı bozulan ilk derece veya istinaf mahkemelerinin bu kararlara direnemeyeceği anlamına gelir. Ancak bu kesinliğin, Yargıtay veya BAM Cumhuriyet Başsavcılığı'nın lehe itiraz hakkını tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı tartışmalıdır. - Baskın Görüş (Uygulama): Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya BAM Başkanlar Kurulu'nun bir dosyayı itiraz üzerine incelediğinde, sadece itiraznamedeki sebeple bağlı kalmayıp dosyayı bir bütün olarak ele aldığı kabul edilir. Bu nedenle, kurulun kararından sonra aynı dosya hakkında farklı bir lehe sebeple dahi olsa yeniden başsavcılık itirazı yoluna gidilemeyeceği, gidilse bile başvurunun 'mükerrerlik' veya 'derdestlik' gerekçesiyle usulden reddedilmesi gerektiği savunulur. Bu görüş, yargı kararlarında istikrar ve kesinleşme sürecinin öngörülebilirliğini korumayı amaçlar. - Karşı Görüş (Doktrin ve Azınlık): CMK m. 308 ve 308/A'da lehe itiraz için süre ve sayı sınırı öngörülmemiştir. Kurulların kararının kesinliği, alt mahkemeleri bağlar, başsavcılıkların olağanüstü kanun yolu yetkisini kısıtlamaz. Maddi hakikate ve adalete ulaşma amacı, daha önce incelenmemiş veya fark edilmemiş, esasa etkili yeni bir hukuka aykırılık tespit edildiğinde yeniden itiraz yolunun açılmasını gerektirir. Aksi durum, hak arama hürriyetinin ve kanun yolunun amacının zedelenmesi anlamına gelir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/bassavci-ve-bassavcilik-itirazinda-sinir-var-mi)