İdari bir uyuşmazlıkta Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne bireysel başvuru yapabilmenin temel ön şartları nelerdir? Özellikle 'iç hukuk yollarının tüketilmesi' şartı bu iki başvuru yolu için ne anlama gelmektedir?
Her iki başvuru yolu için de temel ön şart, 'iç hukuk yollarının tüketilmiş olması'dır. Bu şart, şu anlama gelir: 1) Anayasa Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru (Anayasa m. 148): Başvurucu, hakkını ihlal ettiğini iddia ettiği idari işleme veya yargı kararına karşı kanunlarda öngörülen tüm olağan idari ve yargısal başvuru yollarını (itiraz, istinaf, temyiz vb.) tüketmiş olmalıdır. Örneğin, bir idare mahkemesi kararına karşı istinaf yolu açıksa, bu yol kullanılmadan AYM'ye gidilemez. İstinaf sonrası temyiz yolu da açıksa, o yolun da tüketilmesi gerekir. Başvuru, nihai kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. 2) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Bireysel Başvuru (AİHS m. 35): AİHM'e başvurabilmek için de öncelikle o ülkedeki tüm etkili iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekir. Türkiye açısından bu, 2012'den sonra Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolunu da kapsamaktadır. Yani, bir hak ihlali iddiası için önce yerel mahkemeler, istinaf, temyiz ve son olarak Anayasa Mahkemesi'ne başvuru yolları tüketilmeli, bu yollardan sonuç alınamaması halinde AİHM'e gidilmelidir. AİHM'e başvuru süresi, iç hukuktaki nihai kararın (genellikle AYM kararının) verildiği tarihten itibaren 4 aydır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/iyuk-idari-yargilama-usulu-kanunu/)