İdari yargıda olağan kanun yolları olan 'istinaf' ve 'temyiz' arasındaki temel işlevsel fark nedir? Hangi kararlar istinafa, hangi kararlar doğrudan temyize tabidir?
İstinaf ve temyiz arasındaki temel işlevsel fark, denetimin kapsamıdır: - İstinaf (Bölge İdare Mahkemesi): Hem hukuki denetim hem de maddi vakıa denetimi yapar. Yani, ilk derece mahkemesinin kararını hem hukuk kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığı yönünden hem de olayın esası, delillerin değerlendirilmesi yönünden yeniden inceler. İstinaf, bir nevi ikinci bir ilk derece yargılamasıdır. - Temyiz (Danıştay): Kural olarak sadece hukuki denetim yapar. Temyiz mercii, uyuşmazlığın esasına ve delillerin takdirine girmez; sadece alt derece mahkemesi kararında hukuk kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığını denetler. Hangi kararların hangi yola tabi olduğu İYUK'ta düzenlenmiştir: - İstinafa Tabi Kararlar: Kural olarak, idare ve vergi mahkemelerince verilen nihai kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf yoluna başvurulur (İYUK m. 45). Ancak kanunda belirtilen parasal sınırı geçmeyen veya kesin olduğu belirtilen kararlara karşı istinafa gidilemez. - Doğrudan Temyize Tabi Kararlar: İYUK m. 20/A (İvedi Yargılama Usulü) ve m. 20/B (Merkezi ve Ortak Sınavlar) kapsamında verilen ilk derece mahkemesi kararları istinafa tabi değildir; bu kararlara karşı doğrudan Danıştay'da temyiz yoluna başvurulur. Ayrıca, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda verilen kararlar da yine Danıştay içinde temyiz edilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/iyuk-idari-yargilama-usulu-kanunu/)