CMK m. 306'da düzenlenen 'sirayet' (hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi) kurumu nedir ve hangi amaçla getirilmiştir? Uygulamadaki genel kabule göre, sirayetten faydalanan ve ilk hükmü temyiz etmemiş olan bir sanık, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyiz etme hakkına sahip midir?
Sirayet, CMK m. 306'da düzenlenen ve bir sanığın temyizi üzerine verilen lehe bozma kararının, hükmü temyiz etmemiş olan diğer sanıklara da, bozma sebebinin ortak olması halinde uygulanmasını sağlayan bir kurumdur. Temel amacı, aynı hukuki durumdaki sanıklar arasında adaletsizliğe yol açmamak, yani temyiz eden sanık lehe bir sonuç alırken, aynı hukuki hatadan dolayı temyiz etmeyen sanığın daha ağır bir durumda kalmasını önlemektir. Uygulamadaki genel kabul ve yerleşik Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadına göre (Örn: YCGK 31.10.2012, 2011/777 E.; 25.04.2023, 2022/6-477 E.), ilk hükmü temyiz etmeyen ve sadece sirayet yoluyla lehe bozmadan yararlanan bir sanık, bozma üzerine yeniden kurulan bu yeni hükmü temyiz etme hakkına sahip değildir. Bu görüşün temelinde, sanığın ilk hükmü temyiz etmeyerek kanun yoluna başvurma iradesini göstermediği, dolayısıyla bu hakkının bozma sonrası yeniden canlanmayacağı ve sirayetin sadece bozmanın lehe sonucundan faydalanma ile sınırlı olduğu düşüncesi yatmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/sirayet-uzerine-kurulan-hukmun-temyiz-edilememesi-meselesi)