Avukatın sır saklama yükümlülüğü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 5271 sayılı CMK'da nasıl düzenlenmiştir? Bu yükümlülük, sadece dava ve savunma faaliyetlerini mi kapsar, yoksa avukatın takip ettiği diğer işleri de (örneğin gayrimenkul alım-satımı) içerir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111998

Avukatın sır saklama yükümlülüğü, hem bir hak hem de bir yükümlülük olarak düzenlenmiştir: - 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36: 'Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır.' Bu hüküm, mutlak bir yasak öngörür. - 5271 sayılı CMK m. 46/1-a: Avukatların, bu sıfatları dolayısıyla veya yüklendikleri görev nedeniyle öğrendikleri bilgilerle ilgili olarak tanıklıktan çekinebileceklerini düzenler. Bu bir haktır ve avukat tanıklık yapmak zorunda bırakılamaz. Bu yükümlülük, sadece dava ve savunma faaliyetlerini kapsamaz, çok daha geniştir. Avukatlık Kanunu'ndaki 'avukatlık görevi dolayısıyla öğrendikleri hususlar' ifadesi, avukatın mesleği gereği yürüttüğü tüm işleri kapsar. Buna danışmanlık, sözleşme hazırlama, şirket kuruluşu ve gayrimenkul alım-satımı gibi resmi dairelerdeki iş takipleri de dahildir. Bu işler sırasında müvekkili hakkında edindiği tüm bilgiler sır kapsamındadır ve bu bilgileri müvekkilin aleyhine olacak şekilde (örneğin kara para şüphesiyle) bildirmesi, mesleğin özü, güven ilişkisi ve sır saklama yükümlülüğü ile bağdaşmaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunlulugu)