5549 sayılı Kanun'a eklenen ve avukatlara belirli finansal işlemlerde 'şüpheli işlem bildirimi' yükümlülüğü getiren düzenleme, Anayasa Mahkemesi tarafından hangi temel hakka aykırı bulunarak iptal edilmiştir? AYM'nin iptal kararındaki 'orantılılık' ve 'demokratik toplum düzeninin gerekleri' argümanlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111997

Anayasa Mahkemesi, 18.01.2024 tarihli ve 2021/28 E., 2024/11 K. sayılı kararıyla, avukatlara şüpheli işlem bildirimi yükümlülüğü getiren düzenlemeyi, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan 'özel hayata saygı hakkı'na aykırı bularak iptal etmiştir. AYM'nin 'orantılılık' ve 'demokratik toplum düzeninin gerekleri' argümanları şu şekildedir: Mahkeme, düzenlemenin suç gelirlerinin aklanmasını önleme gibi meşru bir amacı olduğunu kabul etmekle birlikte, özel hayata saygı hakkına getirdiği sınırlamanın ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. Gerekçeleri şunlardır: 1) Avukat-Müvekkil Mahremiyeti: Avukatlık mesleğinin temelinin güven ve mahremiyete dayandığı, bu ilişkinin özel hayata saygı hakkı bağlamında 'imtiyazlı bir korumaya' sahip olduğu vurgulanmıştır. Bildirim yükümlülüğü, bu güven ilişkisini temelden sarsmaktadır. 2) Ek Güvence Yokluğu: Düzenleme, avukatların bildireceği bilgilerin mesleki sır kapsamında kalıp kalmadığını denetleyecek herhangi bir ek güvence veya ön inceleme mekanizması öngörmemiştir. Avukatlar, diğer yükümlüler gibi doğrudan MASAK'a bildirim yapmakla sorumlu tutulmuştur. Bu durum, sır saklama yükümlülüğü (Avukatlık K. m.36) ile çelişmektedir. 3) Orantısız Külfet: Bu haliyle kuralın, avukatlık mesleğinin önemi ve adalet hizmetindeki rolü karşısında avukatlara katlanamayacakları bir külfet yüklediği belirtilmiştir. Bu nedenlerle AYM, getirilen sınırlamanın zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılasa bile 'orantılı' ve 'demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun' olmadığına karar vermiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/avukatlara-tekrar-getirilmesi-dusunulen-ihbar-zorunluluğu)