TCK m. 134'te düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile TCK m. 133'te düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu arasındaki temel ayrım noktası nedir? İki kişi arasında geçen bir konuşmanın, taraflardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir?
Bu iki suç arasındaki temel ayrım, eylemin 'konuşma' veya 'haberleşme' anında mı, yoksa genel 'özel yaşam alanı'na yönelik mi olduğudur. TCK m. 133, belirli bir anda gerçekleşen 'aleni olmayan' bir konuşmanın veya söyleşinin üçüncü bir kişi tarafından dinlenmesini/kaydedilmesini veya söyleşinin taraflarından birince kaydedilmesini cezalandırır. TCK m. 134 ise daha geniş bir kavram olan 'özel hayat' alanına (kişinin cinsel hayatı, ailevi ilişkileri, sağlık bilgileri, gizli kalması gereken görüntüleri vb.) yönelik her türlü müdahaleyi kapsar. İki kişi arasında geçen bir konuşmanın, taraflardan biri tarafından gizlice kaydedilmesi, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre TCK m. 133 kapsamında DEĞİLDİR. Çünkü TCK m. 133/2, 'söyleşi'yi (en az üç kişilik konuşma) kaydetmeyi suç saymıştır. İki kişilik bir konuşma 'söyleşi' değildir. Bu durumda, kaydedilen konuşmanın içeriği eğer mağdurun özel yaşam alanına (örneğin cinsel içerikli, aile mahremiyetine dair) dahil ise, eylem TCK m. 134'te düzenlenen 'özel hayatın gizliliğini ihlal' suçunu oluşturabilir. Eğer konuşmanın içeriği özel hayat kapsamında değilse, bu kayıt eylemi tek başına bir suç oluşturmayabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ozel-hayatin-gizliligini-ihlal-sucu-cezasi/ ve barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/kisiler-arasindaki-konusmalarin-dinlenmesi-kayda-alinmasi-sucu-cezasi.html)