Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun (TCK m. 116) temel şekli ile TCK m. 116/4'te düzenlenen nitelikli hali arasındaki farklar nelerdir? Özellikle 'cebir veya tehdit' unsurunun bu suçun nitelikli hali olarak kabul edilebilmesi için hangi koşulun varlığı aranır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111978

Temel farklar ceza miktarı, unsurlar ve takip usulünde ortaya çıkar: 1) Unsurlar ve Ceza: Suçun temel şekli (TCK m. 116/1-2), rızaya aykırı olarak konuta/işyerine girmek veya rıza ile girip çıkmamaktır. Cezası konut için 6 aydan 2 yıla kadar, işyeri için 6 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Nitelikli hal (TCK m. 116/4) ise bu fiillerin 'cebir veya tehdit kullanarak' ya da 'gece vakti' işlenmesidir. Cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir. 2) Takip Usulü: Suçun temel şekli şikayete bağlıdır. Nitelikli halin işlenmesi durumunda ise suçun takibi şikayete bağlı değildir, re'sen soruşturulur. 'Cebir veya tehdit' unsurunun nitelikli hal oluşturabilmesi için, Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere (18.CD 2017/6298 E.), cebir veya tehdidin, konuta girmek veya konutta kalmaya devam etmek amacıyla bir 'araç' olarak kullanılması gerekir. Yani, fiil ile konut dokunulmazlığının ihlali arasında bir nedensellik bağı bulunmalıdır. Konuta girildikten sonra, bu fiilden bağımsız olarak işlenen cebir veya tehdit eylemleri, bu nitelikli hali değil, duruma göre ayrıca kasten yaralama veya tehdit suçlarını oluşturur. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/)