TCK m. 116'da düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşabilmesi için 'rıza' unsurunun hukuki niteliği nedir? Özellikle, evlilik birliği içinde veya ortak kullanılan konutlarda, kişilerden birinin verdiği rızanın geçerli sayılabilmesi için aranan ek koşul nedir? Bu koşulun ihlal edildiği bir örnek veriniz.
Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda 'rıza dışılık' suçun temel kurucu unsurudur. Rızanın varlığı, eylemin hukuka aykırılığını ortadan kaldırır. Ancak bu rızanın hukuken geçerli bir rıza olması gerekir. TCK m. 116/3, evlilik birliği veya ortak kullanılan konutlar için özel bir düzenleme getirmiştir. Bu durumlarda, hak sahiplerinden birinin rızası fiili hukuka uygun hale getirmek için yeterlidir. Ancak kanun bu rızanın geçerliliği için ek bir koşul aramıştır: 'Rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.' Meşru amaç, diğer hak sahipleri açısından da kabul edilebilir, hukuka uygun ve onların haklarını tehlikeye atmayan bir amaçtır. Örneğin, eşlerden birinin, diğerinin haberi olmadan, konuttaki bir arızanın tamiri için tamirciye eve girme rızası vermesi meşru bir amaca dayandığı için geçerlidir. Buna karşılık, madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, eşlerden birinin zina yapmak amacıyla bir başkasını konuta kabul etmesi durumunda, bu kişinin konuta girmesine gösterilen rıza meşru bir amaca yönelik olmadığından hukuken geçersizdir. Bu durumda, rızası olmayan diğer eşe karşı konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur. (Kaynak: or.av.tr/konut-dokunulmazligini-ihlal-sucu/)