Bir hukuk davasında, ceza yargılaması usulüne göre (CMK m.119/4 ve mülga CMUK m.97) hukuka aykırı olarak yapılan bir arama sonucunda elde edilen deliller (örneğin bir tespit tutanağı), delil olarak kullanılabilir mi? Anayasa Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 başvuru numaralı kararında bu konu adil yargılanma hakkı bağlamında nasıl değerlendirilmiştir?
Hayır, kullanılamaz. Hukuka aykırı delillerin yargılamada kullanılamayacağı ilkesi sadece ceza yargılamasına özgü olmayıp, hukuk yargılaması için de geçerlidir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 189. maddesi 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz' hükmünü amirdir. Anayasa Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarihli ve 2013/6183 başvuru numaralı kararında, bu ilke Anayasa m.36'da güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamında ele alınmıştır. Karara konu olayda, hukuk davasının temel ve belirleyici delili, usulüne aykırı (ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulunmaksızın) yapılan bir arama sonucu düzenlenen tutanaktır. AYM, delilleri değerlendirme yetkisinin kural olarak derece mahkemelerine ait olduğunu belirtmekle birlikte, hukuka aykırı arama ile elde edilen bu delilin, davada 'tek' ve 'belirleyici' delil olarak kullanılmasının bir bütün olarak yargılamanın hakkaniyetini zedelediği ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiği sonucuna varmıştır. Bu karar, hukuka aykırı delil yasağının medeni yargılamada da anayasal bir güvence olduğunu ve ihlalinin hak ihlali teşkil ettiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ve-nihayet)