CMK m. 107 uyarınca tutuklanan kişinin durumunun yakınlarına bildirilmesi yükümlülüğünün kapsamı nedir? Şüpheli veya sanığın yabancı olması halinde bildirim usulünde nasıl bir farklılık öngörülmüştür?
CMK m. 107, tutuklama ve tutuklamanın uzatılmasına ilişkin her karardan, tutuklunun bir yakınına veya kendisinin belirleyeceği bir kişiye, hâkim kararıyla gecikmeksizin haber verilmesini zorunlu kılar. Bu, devletin pozitif bir yükümlülüğüdür. Ayrıca, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmemek kaydıyla, tutuklunun bu bildirimi bizzat yapmasına da izin verilebilir. Şüpheli veya sanığın yabancı olması durumunda ise ek bir bildirim mekanizması öngörülmüştür. CMK m. 107/3'e göre, yabancı şüpheli veya sanığın tutuklanma durumu, kendisi yazılı olarak karşı çıkmadığı takdirde, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Bu düzenleme, yabancıların konsolosluk himayesinden yararlanabilmelerini ve hukuki yardım alabilmelerini güvence altına almayı amaçlamaktadır. Karşı çıkma hakkı ise kişinin iradesine saygının bir gereğidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-107-tutuklananin-durumunun-yakinlarina-bildirilmesi.html)