İşyerinde cinsel taciz iddiasıyla yapılan bir fesihte, tacize uğradığı iddia edilen çalışanın doğrudan beyanı dışında, olaya doğrudan görgü tanığı olmayan ancak taciz iddiasını mağdurdan duyarak aktaran başka bir çalışanın tanıklığı, feshin haklılığını ispatlamada 'belirleyici delil' olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2875 E. sayılı kararında bu tür dolaylı tanıklığın delil değeri nasıl ele alınmıştır?
Evet, kabul edilebilir. İşyerinde cinsel taciz vakalarının ispatının zorluğu göz önüne alındığında, Yargıtay, bu tür olaylarda ispat standardını daha esnek yorumlamaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2875 E., 2018/1142 K. sayılı kararında, cinsel taciz gibi genellikle gizli ve iki kişi arasında gerçekleşen olaylarda doğrudan görgüye dayalı tanık bulmanın güçlüğüne dikkat çekilmiştir. Karara konu olayda, tacize uğradığını iddia eden işçinin, olayı hemen sonrasında başka bir iş arkadaşına (tanık Ali'ye) anlatması, davacının telefonlarını engellemesi ve işverene verdiği şikayet dilekçesindeki ifadelerin bu anlatımla tutarlı olması, bir bütün olarak değerlendirildiğinde feshin haklılığını ispata yeterli görülmüştür. Dolayısıyla, doğrudan görgü tanığı olmasa da, olayın hemen ardından mağdurdan durumu öğrenen ve tutarlı beyanda bulunan bir tanığın ifadesi, diğer yan delillerle (mağdurun tutarlı şikayeti, davranışları vb.) desteklendiğinde, işveren feshinin haklı olduğunun göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bu karar, cinsel taciz vakalarında ispat yükünün fiili zorluklarının mahkemelerce dikkate alınması gerektiğini gösteren önemli bir içtihattır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/taciz-iddiasiyla-is-sozlesmesinin-feshi/)