İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM), bir uyuşmazlığın 'medeni hak ve yükümlülük' kapsamında olup olmadığını nasıl belirler? (Pişkin-Türkiye kararı ışığında)
İHAM, 'medeni hak ve yükümlülük' kavramını özerk bir şekilde yorumlar ve taraf devletin iç hukukundaki nitelemeyle bağlı kalmaz. Pişkin-Türkiye kararında da görüldüğü gibi, İHAM iki aşamalı bir test uygular: 1) Taraf devletin iç hukukunda savunulabilir bir hakkın var olup olmadığına bakar. 2) Bu hak ile ilgili 'ciddi' ve 'gerçek' bir uyuşmazlık olup olmadığını inceler. Yargılamanın sonucunun bu hak üzerinde doğrudan belirleyici olması, uyuşmazlığın 'ciddi ve gerçek' olduğunu gösterir. Kamu görevlisi-devlet uyuşmazlıklarında ise, devletin bu kategorideki çalışanlar için mahkemeye erişimi açıkça engelleyip engellemediğine ve bu engellemenin nesnel gerekçelere dayanıp dayanmadığına bakar (Vilho Eskelin testi).