Bir inşaat şirketinin, yasal kotaları doldurmak amacıyla, yanında çalışmayan kişileri sigortalı olarak göstermesi, yerel mahkemenin direnme kararında nasıl yorumlanmıştır?
Yerel mahkeme, direnme kararında bu durumu 'olağan uygulamaya dönüşmüş yasal olmayan yöntemlerden' biri olarak nitelendirmiştir. Mahkemeye göre, bu durum, davacının da şirket bünyesinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na tabi olarak 'muvazaalı' bir şekilde gösterilmesinin fiili uygulamaya uygun olduğunu ve onun işçi değil, taşeron olduğunu destekleyen bir kanıt olduğunu savunmuştur. Ancak bu görüş Yargıtay tarafından kabul görmemiştir.