5237 sayılı TCK'nın 184. maddesinin 6. fıkrası, maddenin ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin '12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmayacağını' belirtmektedir. Bu hükmün, ceza hukukundaki 'kanunların zaman bakımından uygulanması' ve özellikle 'lehe kanun' ilkesiyle olan ilişkisini açıklayınız. Bu bir af mıdır, yoksa bir cezasızlık hali midir?
Bu hüküm, ceza hukukundaki 'kanunların zaman bakımından uygulanması' ilkelerinin özel bir yansımasıdır. TCK m. 184, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe girmiştir. Ancak 6. fıkra, bu tarihten de önceye giderek, milat olarak 12 Ekim 2004 tarihini (TCK'nın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih) belirlemiştir. Bu, geriye yürüyerek belirli bir tarihten önceki fiilleri suç olmaktan çıkaran özel bir düzenlemedir. 'Lehe kanun' ilkesi (TCK m.7/2), suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanmasını gerektirir. TCK m.184/6, bu ilkenin de ötesine geçerek, belirli bir tarihten önce işlenmiş olan TCK m.184/2 ve 3'teki fiilleri (ruhsatsız şantiyeye hizmet bağlatma, kullanma izni olmayan binada faaliyete izin verme) tamamen suç olmaktan çıkarmıştır. Bu durum, teknik olarak bir 'af' değildir. Af, işlenmiş ve suç niteliğini koruyan bir fiilin cezai sonuçlarının (cezanın veya davanın) ortadan kaldırılmasıdır. Buradaki durum ise, kanun değişikliğiyle fiilin suç olmaktan çıkarılmasıdır (ceza normunun yürürlükten kaldırılması). Bu, bir 'cezasızlık hali' veya daha doğru bir ifadeyle 'fiilin suç olmaktan çıkarılması' durumudur. Bu tarihten önce bu fiilleri işleyenler hakkında dava açılamaz, açılmış olan davalar düşer ve verilmiş mahkumiyetler bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar. (www.zulkufarslan.av.tr/topluma-ve-cevreye-karsi-suclar/)