Bir imar planı iptal davasında, mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırmış ve bilirkişi raporu davacının iddialarını doğrular nitelikte gelmiştir. Davalı idare, bu rapora karşı 'bilirkişinin tarafsız olmadığını' ve 'raporda maddi hatalar bulunduğunu' ileri sürerek itiraz etmiştir. Mahkemenin, bu itiraz karşısında sadece 'itirazın reddine' şeklinde bir ara kararı vermesi yeterli midir? Mahkemenin, gerekçeli kararında bu itirazları nasıl ele alması gerekir?
Hayır, mahkemenin sadece 'itirazın reddine' şeklinde bir ara kararı vermesi yeterli değildir. Adil yargılanma hakkı ve gerekçeli karar ilkesi gereği, mahkemenin nihai kararının gerekçesinde, davalı idarenin bu somut itirazlarına makul ve ikna edici cevaplar vermesi zorunludur. Mahkemenin gerekçeli kararında şu hususları ele alması gerekir: 1) Tarafsızlık İddiası: Mahkeme, bilirkişinin tarafsız olmadığına dair iddianın neden yersiz olduğunu açıklamalıdır. Örneğin, 'bilirkişinin tarafsızlığını şüpheye düşürecek somut bir delil sunulmadığı, iddianın soyut kaldığı' gibi bir gerekçe sunmalıdır. 2) Maddi Hata İddiası: Mahkeme, raporda maddi hata olduğu iddia edilen kısımları tek tek ele almalıdır. Eğer iddia yersiz ise, 'raporda iddia edildiği gibi bir maddi hata bulunmadığı, yapılan hesaplamanın/tespitin dosya kapsamına ve teknik verilere uygun olduğu' şeklinde bir değerlendirme yapmalıdır. Eğer gerçekten bir maddi hata varsa, bu hatanın hükmü etkileyip etkilemediğini tartışmalı veya ek raporla bu hatayı düzelttirmelidir. Kısacası, mahkeme, tarafların bilirkişi raporuna yönelik ciddi ve somut itirazlarını görmezden gelemez. Nihai kararının gerekçesinde, bu itirazları karşıladığını ve raporu neden hükme esas aldığını (veya almadığını) açıklamakla yükümlüdür. Aksi takdirde, karar yetersiz gerekçe nedeniyle üst mahkeme tarafından bozulabilir. (kadimhukuk.com.tr/makale/sinav-sonucuna-itiraz-not-tespit-davasi/ metnindeki bilirkişi sürecinin mantığından hareketle)