Bir sanık hakkında, kovuşturma aşamasında, suçu işlediği sırada TCK m.32/2 kapsamında 'cezai ehliyetinin azalmış olduğu' yönünde bir Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya sunulmuştur. Mahkeme, bu durumda sanığa vereceği cezanın infazı konusunda ne gibi seçeneklere sahiptir? TCK m.57/6'daki düzenleme, hakime nasıl bir takdir yetkisi tanımaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #111370

Mahkeme, TCK m. 32/2 uyarınca sanığın cezasında kanunda belirtilen oranlarda (ağırlaştırılmış müebbet yerine 25 yıl, müebbet yerine 20 yıl, diğerlerinde 1/6'ya kadar) indirim yaptıktan sonra, bu cezanın infazı konusunda TCK m. 57/6'da düzenlenen takdir yetkisini kullanabilir. Bu madde, hakime şu seçenekleri sunmaktadır: Mahkum olunan hapis cezasının; 1) Kısmen Güvenlik Tedbiri Olarak Uygulanması: Mahkeme, örneğin 6 yıl hapis cezasına hükmettiği sanığın, cezasının ilk 2 yılını yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda tedavi (güvenlik tedbiri) olarak geçirmesine, kalan 4 yılını ise ceza infaz kurumunda çekmesine karar verebilir. 2) Tamamen Güvenlik Tedbiri Olarak Uygulanması: Mahkeme, sanığın durumunu, suçun niteliğini ve tehlikeliliğini göz önünde bulundurarak, hükmettiği hapis cezasının tamamının (süre aynı kalmak koşuluyla) yüksek güvenlikli sağlık kurumunda tedavi şeklinde infaz edilmesine karar verebilir. Örneğin, 6 yıllık hapis cezasının tamamının tedavi olarak uygulanmasına hükmedebilir. Bu karar, mahkumiyetle birlikte verilebileceği gibi, infaz aşamasında da verilebilir. Bu düzenleme, hakime, cezai ehliyeti azalmış olan sanığın hem cezalandırılması hem de tedavi edilerek topluma yeniden kazandırılması ve tehlikeliliğinin azaltılması arasında esnek bir denge kurma imkanı tanımaktadır. Hakimin bu takdiri, sanığın kişiliği, hastalığının niteliği ve yeniden suç işleme riski gibi kriterlere dayanmalıdır. (kadimhukuk.com.tr/makale/turk-ceza-hukuku-akil-hastaligi-tck-32-m/)